Deri Bakımı


Deri öncelikle rengi, nem ve yağlılık durumu, izler ve lekeler, yaşlanma belirtileri olarak kırışıklıklar ve sarkmalar açısından değerlendirilir. Deri analizi de yapılarak mevcut durum ortaya konur. Derinin rengi genetik özellikler ve ırksal farklılıklarla değişkenlik gösterir. Bu farklılık güneşten etkilenme derecesinde görülür ve deri tipi bu şekilde belirlenir. Deri tipinin belirlenmesi, yapılacak uygulamaların yönünü gösterecektir. Gözeneklerin belirginliği derinin yağlılığı konusunda, pullanmaların varlığı ve kırışık görünüm nemsizliği yönünde fikir verecektir.
Lekelerin kenar özellikleri ve oturduğu alanlar hem nedenleri konusunda hem de tedavi biçimleri noktasında belirleyici olacaktır. Yaşlanma belirtileri olan kırışıklıkların ve sarkmanın bilimsel şiddet ölçütlerine göre değerlendirilmesinden sonra uygun bakım yöntemi ve ürünleri seçilerek uygulanır.
 

Derinin temizliği estetik görünüm için mutlaktır.

Estetik görünümün olmazsa olmazı temizliktir. Deride biriken toz, yağ salgısı, havanın is ve dumanı, kozmetik ürün kalıntıları, yaşanılan ortama ait diğer kalıntılar günlük yıkama yöntemleriyle tamamıyla uzaklaştırılamaz.
Derinin yağ tabakası tarafından tutulan toz ve dumanın çok etkin biçimde derinlemesine temizlenmesi gerekir.

Çeşme suyu bir miktar kalsiyum ve magnezyum tuzları içerir. Normal sabunlar ve çeşme suyu kullanılarak yapılan temizlemede bu tuzlar forme olur ve deri yüzeyinden uzaklaştırılamaz, deride tahriş meydana getirir. Ayrıca sabunlar alkali materyaller oldukları, deri fizyonomisine uygun olmadıkları için derinin pH derecesini arttırarak, derinin aslında koruyucu tabakasının özelliklerini bozarlar. Dolayısıyla her yaşta derinin uygun bir bakıma gereksinimi vardır.

Doğru ve özel bakım deri tipi, derinin fizyolojik ve patolojik özellikleri, kişinin yaşı ve cinsine göre ayrıca beklentilerine paralel özel bir bakım belirli aralıklarla (4-8 haftada bir) yapılmalıdır. Günlük olarak da uygun ürünler kullanılarak desteklenmelidir.

MASKELER

Deri bakımında temizleme ve mekanik soyma işlemlerinin yanı sıra çeşitli maskeler  uygulanır.
Maskeler uygulama yöntemine göre;
1. Soyulan maskeler
2. Yıkanan maskeler
3. Egzotik maskeler olarak bilinir.


Soyulan maskelerin yağı emme özellikleri yoktur, deri suyunun evoporasyonunu yani buharlaşarak kaybını önlerler, böylece derinin nemini arttırırlar ve özellikle kuru deride (yaşlı deri) kullanılırlar.
Yıkanan maskelerin esas içerikleri inorganik pudra bazlarıdır. Yağı emici özellikte oldukları için yağlı derili kimselerde uygundur.
Egzotik maskelerin ise çeşitli bitkisel ve organik içeriklerine dayanan özellikleriyle deride gerginleştirici, dolaşımı arttırıcı etkileri vardır.

 Maskeler içerik özelliklerine göre;
1. Etkin temizleme maskeleri
2. Nemlendirici maskeler
3. Kurutucu maskeler
4. Yaşlanma karşıtı maskeler (kırışıklık- sarkma- gevşeklik karşıtı maskeler) olmak üzere ayrılırlar.

 

NEMLENDİRİCİLER

Nemlendiriciler humektan ve emollient adı verilen maddeleri değişik oranlarda içerirler.
Humektan; hidrofilik yani su tutucu ajanlardır. Suyu deri hücrelerine bağlarlar. Sodyum PCA, gliserin, hyaluronic asit, probilen, sorbitol bilinen en iyi humektanlardır. Deri yağlı olsun olmasın, nemsiz ise  humektanlar kullanılmalıdır.
Emollient; ise deriden suyun buharlaşmasını engeller. Vazelin ve mineral yağlardır. Nem kaybını tamamıyla bloke ederler. Şiddetli kurulukta tek başlarına kullanmak gerekir. Hafif kurulukta ise nemlendirici ürünler içindekiler yeterli olur.
Humektanlar suyu tutup hücre arasına verir, emollientler ise suyun kaçışını engeller. Dolayısıyla humektan ve emollientler birlikte çalışır, birbirini tamamlar, emollient derinin üzerini bir film şeridi gibi kaplar.

Naturel Yağlar; jojoba, ayçiçeği gibi yağlardır. Vazeline göre uygulanmaları daha kolaydır. Şiddetli kuruluk yoksa ve kuruluğa eğilim varsa kullanılırlar. Silikon bazlı içerikler (siklometikon,dimetikon vb.) günlük kullanım için uygundur.

KURU, NEMSİZ DERİ

Kuru deri; kaşıntı, yanma, batma hisleriyle beraber kuruluk ve pullanma ile belirlenir. Deri daha kırışık ve yaşlı görünümdedir. Renk grileşmiştir.


Deri Neden Kurur ?

* Ortamın neminin azaldığı mevsimlerde (kışın) ozmotik kurallara göre su kaybı artar.
* Kötü sağlık koşulları ve birçok ilacın yan etkisi olarak da deri kuruluğu artar.
* Troid hastalığı ve şeker hastalığı deri kuruluğunu arttırır.
* Alerjik hastalıklarda deri kurudur.
* Güneş,rüzgar ve soğuk etkisiyle de deri kurur.
* Eğer derinin koruyucu tabakası (barrier tabakası) uzaklaştırılırsa her deri tipi kurur.
* Östrojen azlığı hem kolajen yapımında azalmaya neden olur hem de deriyi kurutur. Yaş ilerledikçe deride yağ yapımı da azalır, korunma bozulur daha kolay su kaybedilir.
* Yağsız deri de koruyucu yağ tabakası olmadığı için nemsizleşmeye yatkındır. Yağsız derinin özelliği; yağ bezi yağ yapmadığı için kanalı geniş değildir, dolayısıyla gözenekleri görülmez.

Doğal yağ yapımı azalmış olan deri suyunu kaybeder çünkü yüzeydeki suyun buharlaşmasını engelleyen koruyucu yağ tabakası kalkmıştır. Deri hücreleri arasında yağ yetersiz olduğu için, bariyer fonksiyon da bozulmuştur ve su biraz daha kaybedilir. Bu süreçte yanlış kozmetik uygulamalar süreci daha da bozar çünkü deri korunamamaktadır. Kuru ve pullu deri daha çok deriyi yıkama arzusu doğurur, bu nedenle deri sıkça yıkanır. Bu durum derinin yağ tabakasını daha da uzaklaştırır. Özellikle güçlü sabun ve deterjanlar kullanılırsa deri daha kolay kurur.


Önce Barier Fonksiyon Kazandırılmalıdır

Kuru deri tedavisinde barier fonksiyonun yeniden kazandırılması gerekir. Barier fonksiyonun yeniden kazandırılması için;
• Günlük koruyucu bir nemlendirici kullanılmalıdır.
• Nemlendirici barier fonksiyonu destekleyici yağlar içermelidir.
• Deri sık yıkanmamalı, sabunlar çok kullanılmamalıdır.
• Soyucu ürün kullanılmamalıdır. Soyucu ürünleri çok kullanmak, barier fonksiyonunu yok eder, deriyi biraz daha kurutur ve yangı oluşturur.
• Profesyonel bakımla 4-6 haftada bir derin şekilde nemlendirilmelidir. 


Neleri Kullanmayalım?

Derimizin kurumaması ve nemini kaybetmemesi için aşağıdaki ürünleri kullanmamamız gerekir;

* Kurutucu ve volatil (uçucu) alkoller (isoprapil alkol)
* Çok yüksek ve çok düşük pH’lı ürünler (pH; 3,5 ve 6.0 arası kullanılabilir)
* Soyucu temizleyiciler, astrinjan ajanlar
* Çok köpüren temizleyiciler
* Scrub ve exfoliasyon yapan ürünler


Yaşla Birlikte Deri Kurur, Kurudukça Yaşlanır

Yaşla birlikte deri hücrelerinde yenilenme azalır, yenilenme azaldığı için hücreler arasındaki yağ yapımı da azalır, bu süreç güneş ışınlarının olumsuz etkileriyle daha da artar. Az yağ, daha az koruma anlamı taşır. Yani korunma (bariyer fonksiyon) bozulur. Bu durum yangısal reaksiyona neden olur. Yangı ise kolajen ve elastini parçalar. Kuru deride elastoliz (elastin yıkımı) artar. Dolayısıyla ince çizgi ve kırışıklıkları artar. Kaba, solgun ve kırışık bir görünüm ortaya çıkar. Nemlendiriciler bu görünümü düzeltir ancak etkileri uzun süreli değildir. Düzenli kullanılmadıkları takdirde her şey geriye döner, yeni kırışıklık oluşmaya devam eder. Alfa hidroksi asitler ile kuru, ölü deri uzaklaştırılır, beraberinde güçlü nemlendirme sarkma ve kırışıklığı geçici de olsa düzeltir.

* Humektan ve Emollient içeren nemlendiriciler kullanılmalıdır.
* Kombine deride; yani nemsiz fakat yağlı deride emollient miktarı az, losyon bazlı ürünler, yağsız deride ise emollient miktarı fazla kremler kullanılmalıdır.
* Hücre yenilenmesi hafifçe uyarılmalıdır. Düşük konsantrayonlu AHA ile hafif soyma işlemi hücreleri yeniler, nemi arttırır, hücreler arası yağı arttırır, bariyer fonksiyonunu düzenler. Aynı zamanda soyma işlemi nemlendiricinin penetrasyonunu arttırarak etkinliğini arttırır.
* Nemlendiriciler düzenli olarak günde 2 kez uygulanmalıdır. El nemlendiricileri birçok kez kullanılmalıdır. El yıkama sayısı arttıkça nemlendirme sayısını da arttırmak gerekir.
* Deriyi sabun temizleyici ve peeling yapıcı ajanlarla zedelememek gerekir.
* Profesyonel bakımlarda iyontoforez ve düz akım kullanılarak emollient ve humektanların deriye geçişi arttırılmakta ve nem bakım maskeleriyle desteklenmektedir.

LEKELİ DERİ 


Leke Neden Gelişir? 

En önemli neden güneşe maruziyettir. Güneşin etkileri birikicidir. Yıllar içinde, yaşlandıkça artacaktır.
İkinci önemli neden hormonal  değişimler ve bozukluklardır.
Gebelik sırasında, hormonal tedaviler ve doğum kontrol ilaçlarının kullanımıyla gelişebilir. (Melasma- Gebelik Maskesi)
Genetik özelliklerle ilgili deri tipi 4 ve 5 olanlar(buğday tenli ve esmer olanlar) daha çok lekelenir.
Yangısal lezyonların ardından gelişebilir (post inflamatuar hiperpigmentasyon). Yaralanma, akne lezyonlarının koparılması, egzama ve kaşıntılı durumların ardından gelişebilir.
Lekelenmeler bazı hastalıkların seyri sırasında, bazı ilaçların yan etkileri olarak ortaya çıkabilir.

Lekeli deriye yaklaşım; lekelenmelerin tedavisinde; SPF 30 güneş koruyucular, alfa hidroksi asitli soyucu ürünler ve melanin baskılayıcı ürünler (hidrokinon %2-6, arbutin, kojik asit vs) içeren yerel preparatlar kullanılır. Hafif lekelenmelerde C vitamini (ester formu magnezyum askorbil fosfat) tedaviye eklenir. 2 hafta boyunca %10 Alfa hidroksi asitli serum ev tedavisi olarak verildikten sonra, haftada 1-2 kez %30 AHA peeling yapılır.

Koyu tenli kişilerde peeling ve mikro dermabrazyon inflamasyon oluşturarak hiperpigmentasyonu tetikleyebilir. Dolayısıyla yumuşak ve yavaş peeling yapılmalıdır. Daha etkin peelingler olarak salisilik asit peeling, Jessner peel ve Unna peel uygulanabilir. Daha güçlü TCA peeling de uygulanabilmektedir. IPL tedavileri de oldukça etkin yöntemlerdir. Beraberinde ev ürünleri kullanılmalıdır. Eğer pigmentasyon hormonal ise yenileme riski fazladır.

Leke tedavisinde; lekenin tipine göre (güneş lekesi, yaşlanma lekesi, postenflamatuar lekelenme vd.) IPL veya Fraksiyonel lazer uygulamaları yanı sıra lekeye özgü kimyasal soyma işlemleri uygulanır. Tedavisel prosedürler belirli aralıklarla uygulanan leke karşıtı bakımlarla desteklenir. Leke karşıtı bakımlarda derinin penetrasyonunu arttıracak işlemlerin hemen ardından yoğun leke giderici preparatlar uygulanır. Deriyi tahriş etmeyecek şekilde günlük yerel tedaviye devam edilir. Epidermal yenilenme süreci göz önünde tutularak bakımlar 4-6 haftalık arayla yenilenir.


KIZARIK DERi                   

Yüzde kızarıklık çok çeşitli nedenlerle oluşabilmektedir. Kılcal damarların genişlemesi durumudur ve kuperoz olarak da isimlendirilir.  Genetik özellikler, alerjik durumlar, sürekli tahriş, soyucu işlemler, tansiyon yüksekliği, aşırı güneş, çok alkol tüketimi, yaralanmalar, uzun sure kortizonlu yerel ürünlerin kullanımı, sigara alışkanlığı ve gülleme hastalığı (rosacea) ya da gebelik ile ilişkili olabilir. Gebelik nedeniyle oluşan kızarıklıklar gebelik sonrası kaybolabilir.

Kaçınılması gerekenler;  sıcak, soğuk, rüzgar, güneş- Mentol, esansiyel yağ içerikli yerel preparatlar, agresif masaj, friksiyon, deriyi aşırı kurutan işlemler, asitler ve eksfoliantlar, alkol (özellikle kırmızı şarap)
Meyve suları (limonata,portakal suyu), Baharat – Acı – Ekşi, Aşırı kahve tüketimi , Aşırı egzersiz,vücut ısısını arttıran durumlardan kaçınılması gerekir.

Dengeli beslenme/omega 3 yağ asitleri önerilir. Kılcal damarlarda kalıcı genişlemeler ; IPL ve NdYAG lazer ile kolayca tedavi edilebilir.


Günlük Bakım Önerileri;
*Yumuşak, kokusuz temizleyici kullanılır.
        * Yağlı ve sensitive (duyarlı) ise ; hafifçe köpüren temizleyiciler kullanılır.
        * Kuru ve sensitive ise; köpürmeyen temizleme sütleri kullanılır.
        * Nonalkolik tonikler kullanılır. İçinde astrinjan, alkol, mentol ve limon ekstresi olmamalıdır.

Profesyonel Bakımlar sırasında alfa hidroksi asitler çok dikkatle kullanılır ve yatıştırıcı–düzenleyici serumlar deriye iyontoforetik yöntemlerle uygulanır. Alevlenme döneminde ise kızarıklık giderici ve yatıştırıcı içeren ürünler (sea whip, papatya ve meyan kökü ekstreleri) aynı yöntemle uygulanır ve biorezonansla desteklenir. Bakım sonrasında çinko oksit-titanyum dioxide ve mineral filtreli güneş koruyucular kullanılır.


Duyarlı, Allerjik Deri

Alerjik ve duyarlı bir deriye sahipseniz öncelikle dokunduğunuz  yada sürdüğünüz hangi madde/maddelerle ilgili duyarlılığınızın olduğunu belirlemek için Yama Testi (Patch Test) yapılmalıdır. Belirlenen bir madde olduğu takdirde bu maddeleri içeren ürünler kullanılmamalıdır. Genel olarak tahriş edici ve alerjik maddelerden kaçınmak gerekir. Kokulu yağlar, esansiyel yağlar, kuruyan ve uçucu ürünler (isopropyl alkol, mentol, nane ekstreleri, limon ekstreleri, kuruyan kil maskeleri) duyarlı deri için uygun değildir. Çok yıkamak ve sabun kullanmak önerilmez. Sıcak ve güneşten kaçınmak gerekir, deriyi mümkün olduğunca serin tutmak gerekir. Kızarık-inflame (yangılı) deride asla peeling yapılmaz!


Deri İçin Allerjenler

Koku maddeleri, boya maddeleri, tırnak ürünleri, güneş koruyucular, leke giderici ürünler (Hidrokinonlar) ve koruyucular (Formaldehit) duyarlı bireylerde alerji oluşturabilir. Doğal ürünlerin de şiddetli alerji yapabileceği unutulmamalıdır.


Günlük Bakım

Köpüren temizleyiciler deterjan içerdikleri için lipid mantoyu ortadan kaldırırlar, bariyeri bozarlar. Bu nedenle sabah ve/veya akşam köpürmeyen temizleyiciler veya temizleme sütleri ile deri temizlenir. Sensitif deri için uygun kokusuz, yatıştırıcı içerikli ürünler geliştirilmiştir.  Kullanılan tonik de sensitif deri için geliştirilmiş olmalıdır.
Asidik eksfoliant içeren maddeler (Alfa hidroksi asitler, propilen glikol, uçucu ürünler) çok dikkatle kullanılmalıdır. Mekanik eksfoliantlar (scrub ve mikrodermabrazyon) kullanımı da barier fonksiyonunu bozacaktır.

Lipid gereksinimini karşılayacak (sfingolipid, fosfolipid, kolestorel ve yağ asidi içerikli) ürünler bariyer fonksiyonu düzeltebilir. Şiddetli sensitif bireyde, silikon ve vazelin, deri üzerinde yalancı bir bariyer oluşturduğundan kullanılabilir. Sabahları çinko oksitli, titanyum dioksitli, mineral filtreli güneş koruyucuları kullanmak önerilir. Geceleri kokusuz nemlendirici kullanımı uygundur.

Duyarlı deride uygun ve dikkatli bir temizlik ardından deride ısı etkisi yaratmadan, soğuk buhar kullanılarak bakıma hazırlık sağlanır. Kızarıklık ve yangıyı giderici, terapötik ürünler, rahatlatıcı ve hassasiyeti gideren alerjik deri için geliştirilen maske uygulaması ardından gerekirse vaskuler lazer uygulamaları yapılmaktadır.


                                                                          GÖZ BAKIMI

 

Göz etrafı ile ilgili sorunlar genellikle;
1. Göz altında torbalanma
2. Göz etrafında morluk, ve/veya kararma şeklindedir.
Göz altındaki torbalanmalar, bu bölgenin derisinin çok ince olmasından kaynaklanan kolay ödem (şişlik) oluşturması nedeniyle gelişir.  Sinüslerde dolgunluk varsa, yüzükoyun ya da yan yatma alışkanlığı varsa ödem artar. Bazı ilaçlar da ödemi arttırır. Yüze hafif masaj, yüzü soğuk suyla yıkama, çay ve salatalık ekstresi ile dik pozisyonda kompresyon ve dipeptit içeren ürünler kullanılır. Göz etrafındaki renklenme, damarsal yada pigment artışına bağlı olarak gelişir.

Damarsal kaynaklı renklenme morumsu renktedir. Bölgesel kan akımında bozukluk, stres ve uykusuzluk, ayrıca sinüslerde dolgunluk olduğunda gelişir ya da artar. Pigment artışı ile ilişkili olanlarda renk kahverengimsidir. Genetik özelliklerle gelişir. Koyu tenli bireylerde ve allerjik bireylerde daha belirgindir. Bölgeye bası uygulandığında renk açılıyorsa problem dolaşımsal, açılmıyorsa pigment artışı ile ilişkilidir. Dolaşımsal soruna bağlı bir renklenme varsa, Peptid, hidroksisuksinid amid ve krisin içeren preparatlar kullanılır.
Pigmentasyona bağlı  bir renklenme durumunda, kojik asitli veya hidrokinonlu göz kremleri kullanılır.
Öncesinde yama testi (Patch test)  ile allerji veya irritan (tahriş) reaksiyonun test edilmesi özellikle alerjik bireylerde gerekir.
Stresi azaltmak, egzersiz yapmak ve iyi  uyku uyumayı önermek gerekir.

                                                                                            

KAYNAKLAR

Lees Mark. The Skin Care Answer Book.2011
Shai Avi, Maibach Howard. Handbook of Cosmetic Skin Care. 2009
Milady’s Skin Care and Cosmetic Ingredients Dictonary. 2010
Falco-Braun, Plewig, Wolf, Burgdorf. Dermatology. 2011
Norman RA. Geriatric Dermatology.2001,


Bu sitede yer alan tüm yazılar bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için hekiminizle iletişime geçebilirsiniz.